Antalya Devlet Tiyatroları
Antalya Devlet Tiyatroları
 


 

 

 

  

 

 K U R T U L U Ş

 

 

19 NİSAN SON  GÜN  

 

KONU:

Anadolu’nun işgale uğradığı yıllarda Fransızlar Antakya yöresine kadar ilerlemişlerdir. Antakya Reyhanlı bölgesinde Delice Köyü stratejik bir öneme sahiptir. Ne var ki, köyde bir avuç yaşlı ve kadın kalmıştır. Onların da savaşacak gücü ve silahı yoktur. Köyün Muhtar’ı yağ ticaretinden zengin olmuş ve düşmanla her türlü işbirliğine hazırdır.  Asla teslim olmayı düşünmeyen köylüler tek çare olarak en iyi bildikleri; o bölgenin meşhur sürk peyniri’nin içine zehir koyarak düşmanı zehirlemeyi ve Antakya’ya ulaşmadan onları    durdurmayı düşünürler. Ancak köy Muhtarı’nın Fransız komutana ispiyonu ile plan bozulur. Fransızlar tüm köylüyü öldürürler. Bu arada direnişçiler zafer kazanmış ve Fransızları bölgeden çıkarmaya başlamışlardır. Türk Milleti bir kez daha bağımsızlık için verdiği mücadelede bedeller ödemiş ve yurdunu savunmayı bilmiştir.

Not:
Oyunumuzda sis ve yüksek düzeyde ses kullanılmaktadır.

 

A Y A K T A  D U R M A K  İ S T İ Y O R U M 

 

 

 23-24-25-26 NİSAN 

 

KONU:

Var olmayan fakat aslında her zaman ve her yerde var olabilen bir ülke: Mitinya. Mevcut dünya haritasında sınırları olmasa da, “yalnız ve güzel ülkem” diye gösterebileceğiniz herhangi bir yer. Macarlar için Macaristan, başkaları için başka bir ülke… Kısacası, anavatanınız neresiyse, vatanım dediğiniz yer neresiyse orası. Peki günün birinde dünya yuvarlağında vatanım diye işaret ettiğiniz yerin sınırları birden siliniverse, farz edelim Mitinya da Agonya oluverse? İşte; oyunumuzun kahramanları öyle bir durumda ki, ülkem dedikleri yer artık neredeyse başkalarının ülkesi. Mitinya sokaklarında Agonya askerleri… Kim, hangi vatansever kendi topraklarınının zaptedildiğini, vatanının işgal edildiğini görmek ister ki? Öyle bir durumda insanın yine eski hayatını sürdürmesi mümkün olabilir mi? Ne yapar, mutluluğu ve özgürlüğü nerede bulur insan? Bireysel özgürlüklerden ve mutluluklardan bahsedebilir mi? Kendinden öte başkalarını, bireyden öte toplumu, evinden öte ülkesini düşünmez mi? Aşk bile yerini sevgiye, vatan sevgisine bırakmaz mı? Ülkesinin geleceğini korumak adına bugününü, kendini feda etmez mi insan? Yoksa kendi yıkımını dahi göze almadan nasıl yeniden ayağa kaldırabilir yıkılan bir toplumu? Ayakta durmak, yalnız kendimiz ve kendi görüşümüz için değil, başkalarıyla el ele, ortak bir duygu ve bilinçle, ülkemiz için, dünya için ayakta durmak…Ben insanım, bütün insanlığım. Ve ayakta durmak istiyorum! AYAKTA DURMAK İSTİYORUZ!

Not:
Oyunumuzda sis  kullanılmaktadır.

 

   B İ R  D A H A  Ç A L  S A M 

 

 

 

 

 

30 NİSAN

 

 

 

  "BİR DAHA ÇAL SAM"

         Woody ALLEN’ın 1972 yılında, Casablanca filminin ünlü “Play it again Sam” repliğinden yola çıkarak yazdığı oyun komediye yeni bir boyut kazandırmıştır.
         Karısı tarafından terk edilen Allan Felix sinema eleştirmenidir. Terk edilmeyi sindiremeyen Allan, yakın arkadaşları Linda ve Dick’in desteğiyle yeniden kendine güvenmek için çırpınırken, Casablanca filminin ünlü aktörü Humphrey BOGART, Allan’ın düşlerinden çıkmaz.
         Kadınlarla birlikte olmak ve onları etkilemek için başka kişiliklere bürünürken komik durumlara düşer ve hep yalnız kalır.

 

 

B A R I Ş  Ç İ Ç E Ğ İ  ÇOCUK OYUNU 

 

 

 

 

 

22-23-24-25  NİSAN  

 

 

 KONU

Yeşilin her tonunun, canlıların her türünün olduğu Barış ve Kardeşlik Ormanı’nda; sevgi, kardeşlik ve huzur içinde yaşanan bir dünya vardır.
Tüm canlılar bu huzur, mutluluk, sevgi ve barışın kaynağının Barış Çiçeği olduğuna inanmaktadır. Fakat her şeyin daha fazlasını isteyen aç gözlü Kara Kurt ve hizmetindeki kurnaz ve açgözlü Gri Tilki, Barış Çiçeği’ni çalarak tüm ormana hakim olmak istemektedirler. Kurnaz Gri Tilki ve açgözlü Kara Kurt bir yolunu bulup sinsice hazırladıkları tuzakla Barış Çiçeği’ni çalmayı başarırlar. Barış Çiçeği’nin çalınmasıyla tüm orman büyük bir karmaşa ve huzursuzluğa sürüklenmiştir.
Tüm orman halkı elbirliği yapıp o eski güzel günlerine dönebilecek mi?
İçimizdeki barış ve sevgi çiçeklerinin hiç solmaması dileğiyle……

 

 

 

K A H R A M A N   Ş E Y  ÇOCUK OYUNU 

 

 

 

 

 

13-14  NİSAN   

 

 

 

KONU:

Masal diyarlarından birinde “Mıdılık” adlı bir çocuk annesiyle yaşarmış. Artık yaşı büyüyormuş. Herkes ondan daha az korkak, daha az tembel olmasını bekliyormuş. Bu arada bu diyarın talihsiz kaderi “Dev”den hem yönetici olarak “Padişah” ve çevresi, hem de “halk” çok korkuyormuş. Pekiyi, acaba bu koca devi hangi minik kahraman etkisiz hâle getirmeyi becermiş?

 

 

 

Y A L A N C I 

 

 

 

 

     

 

KONU:

Lelio 20 yıl önce Venedik’ten ayrılmış amcasının yanına gitmiş orada büyümüştür. 20 yıl sonra Venedik’e döndüğünde yanında yalanlarını da birlikte getirmiştir. Yalanlarıyla Venedik’i altüst edip karıştırmaya başlar. Lelio için yalan söylemek; “Bir oyun bir şakadan ibarettir. Hayat ise düş kurma uydurma yeteneğidir.”
Sözde aşık olduğu iki kız kardeşe kendini altın şato markisi olarak tanıtır. Ona kalsa iki kızkardeşten birini tercih edecektir ama olay hiçte umduğu gibi gelişmez.

 

 

 

 

 

 
Antalya Devlet Tiyatroları
copyright © www.antalyadt.gov.tr

designed by mescomedia